Bağışıklığı Güçlendirmek-2: Dostu Düşmandan Ayırmak

Öldürmeye can atan bunca asker varken, bağışıklık sistemi ordusu, kimin dost, kimin düşman olduğu ayrımını kusursuz yapmak zorundadır. Bir bakıma kolaydır: Bedenimizi kapalı bir torbaya benzetmiştim. Torbanın içindekiler ‘bizimkiler yani dostlar’, dışındakilerse ‘ötekiler yani düşmanlardır’. Ama hayır, çok ta kolay (ve tam olarak doğru) değil! Bazı zorluklar vardır: Her şeyden önce biz tam kapalı bir sistem değiliz: Dışarıdan gıda, oksijen, ilaç gibi şeyleri (torbamıza) almak zorundayız. Onları düşman sayamayacağımız ortadadır. Ayrıca, malum torbamızın yüzeyinde yani deri ve çoğu mukozamızda, -karşılıklı anlaşmalarla- yoğun iş birliği yaptığımız ‘mikrop kiracılarımız yani mikrobiyatamız’ vardır. Bedenimizin dört bir tarafında, sınırlarımızın yanı başına yerleşmeleri karşılığında ve bedenimize tecavüz etmeyecekleri koşuluyla, dışarıdan girebilecek istilacıları engellemeye çalışır, hatta bazıları ayrıca sindirim, haberleşme gibi kimi konularda bize yardımcı olurl...